DOLAR 8,0837
EURO 9,5660
ALTIN 495,13
BIST 10,5325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Sisli

Tatile gideceğimizi duyan patronumuz sordu: Marmaris nerede biliyor musunuz?

Tatile gideceğimizi duyan patronumuz sordu: Marmaris nerede biliyor musunuz?
25.02.2020
70
A+
A-

Tadilat nedeniyle işyerimizin 15 gün kapanacağını duyunca ‘ne yapacağız bu zaman içerisinde? ’ diye fikir alışverişi yaparken birden kendimi tatil rezervasyonumuzun ücretini öderken buldum. Evet, dört görme engelli karar verip tatil programı yapmıştık. Artık ok yaydan çıkmıştı. Ama nereye doğru gidiyordu, bilmiyordum. Alışverişler yapıldı, bavullar hazırlandı. Üstelik otobüsle gidiyoruz.
Otobüse bindik ve sessizlik… Dört kör otobüse binince insanlar bir durdu. Çok geçmedi ve herkes kendi normal haline döndü. Yavaştan yolculuk başlamıştı. Kolaylıkla bize yakın koltuklarda seyahat edenlerle tanıştık. Şamata başladı, sohbet güzel, espriler havada uçuyor. Çok geçmeden bütün otobüs hepimizi tanır oldu. Muhabbet 35 numaralı koltuktan kaptana kadar ulaştı. Zaman geçtikçe yorgunlukla beraber şamatanın yerini sessizlik aldı. Sabahın ilk ışıklarıyla Marmaris ’e yaklaştık. Bu kez de tatilin heyecanı sardı bizi. Marmaris ’te otobüsten indik. 16 saatlik yolculuktan sonra her yerimiz tutulmuştu.
‘Yanlış geldiniz galiba ’ dediler
Otelin kapısından içeri girdik ama resepsiyonu bulamıyoruz; “Resepsiyon nerede acaba?” diye seslendik; “Merhaba, günaydın. Biri bize yardım edebilir mi acaba?” İlk duyduğumuz cümle şu oldu: “Yanlış geldiniz galiba!” “Bilmem şu otel değil mi burası?” diyoruz, “Evet“ diyorlar. “Doğru gelmişiz” dediğimiz zaman aldığımız cevap şu oldu: “Siz buraya nasıl geldiniz?” Hep birlikte güldük. Görevli daha da şaşırdı. Rezervasyonumuz kontrol edildi, doğru gelmişiz! Önce odaya yerleştik, daha sonra havuz kenarına indik.
Havuz kenarına indik ama… Bütün havuz personeli panik halinde etrafımızda. Neresi havuz; derinlik nerede, ne kadar. Bilgileri aldık. Artık havuzdayız. İnsanlar yine şaşkın. “Siz göremiyor musunuz?” diye soruyorlar. Verdiğimiz cevap net: Evet! Ardından gelen soruysa şu: “E ama yüzüyorsunuz…” Yine kahkahalar… Soru sorma sırası bizde: “Yüzerken ne kullanılıyor?” Bu kez onlar da çok güldü. Çok geçmeden yakınımızdaki kişiler bize alıştı; içki getirenler, ikramda bulunanlar… İşler kolaylaşınca tatil daha da eğlenceli olmaya başladı. Derken öğle yemeği saati… Restoranda da yine bir panik havası! Garsonlarla birlikte yemekleri almayı başardık. Keza akşam yemeğinde de…
Akşamları animasyon ekibi gibiydik
Akşam yemeğinden sonra havuzbaşında sohbet-muhabbet derken saat ilerledi. Alkol de etkisini arttırınca şarkılar başladı, eğlence iyi gidiyor. Fark ettik ki etrafımız insan dolmuş. Kendimizi animasyon ekibi gibi hissettik. İstek parça bile geldi! Yine hep beraber güldük ama söylemeyi de ihmal etmedik. Artık bütün otel tanıyor bizi. Neden? Anlamadık, aslında anlam da veremedik. Sadece eğleniyorduk.
Bir sonraki akşam otelin animasyon programına gitmeye karar verdik. Biz girer girmez bir alkış koptu. Hem de nasıl! Kıyamet! Ben sanıyorum ki, şarkı bitti insanlar sanatçıyı alkışlıyor… Meğer insanlar bizi alkışlamış. Animasyon programını izlemeye gideceğimizi duymuşlar; bizle olmak için onlar da gelmiş. Akşamki eğlencemiz otelde bayağı konuşulmuş yani… Biz tabii bunu daha sonra öğrendik.
Gece boyunca bütün şarkılara eşlik ettik. Gecenin sonunda durum şuydu, sanatçı programını bitirdi, etrafımızdakiler sandalyelerini bize doğru çevirdi. Biz şarkı söylemeye devam ettik. Doğal bir eğlence… Bir süre sonra hava almak için dışarı çıktık. Önceden planladığımız gibi sahilde yürüyeceğiz. Bir hanımefendi “Otel bu tarafta, siz plaja doğru gidiyorsunuz” diye bizi uyardı. Biz de “Biliyoruz, denize gireceğiz” dedik. Sonra şöyle bir soru geldi: “Gece gece görmeden nasıl denize gireceksiniz?” Tabii ki biz “Gündüz olsa ne fark eder?” diye sorunca yine büyük bir kahkaha tufanı koptu!
 Unutamayacağım, çok güzel bir tatildi. Bana ilginç gelen, herkesin tatile gitmemize bu kadar şaşırmasıydı. Herkes gibi
çalıştık, hak ettik ve tatil yaptık! Unutmayın, sadece görmüyoruz, hepsi bu kadar!

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.