DOLAR 7,6700
EURO 8,9299
ALTIN 459,86
BIST 9,8031
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Çağını aşan yazar: Oğuz Atay

Çağını aşan yazar: Oğuz Atay
28.12.2019
68
A+
A-

Roman ve hikaye yazarı Atay, 12 Ekim 1934’te Meh­met Cemil Atay ile Muazzez Zeki Hanım’ın oğlu olarak Kastamonu’da dünyaya geldi. Yazdığı roman ve öyküleriyle unutulmaz bir iz bırakan Atay, Ankara’da Devrim İlkokulu’nun ardından 1951’de TED Ankara Kolejini, 1957’de ise İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini bitirdi.

Üniversite yıllarında Beyoğlu’ndaki Baylan Pastanesi’ne sık giden Atay, Ferit Edgü, Demir Özlü, Hilmi Yavuz ve Onat Kutlar’ın da aralarında bulunduğu kişilerle arkadaşlık etti.

Oğuz Atay, yedek subay olarak vatani hizmetini yapmak üzere 1957’de askere gitti. Vatani görevin ilk altı ayını İstanbul’da geçiren Atay, kalan hizmetini ise Ankara’da tamamlayarak 1959’da İstanbul’a döndü.

Başarılı edebiyatçı, aynı yıl Pazar Postası dergisinde üç yazısı dışında imzasız makaleler kaleme aldı, ayrıca derginin redaksiyon ve tashih işlerini yaptı.

Rus yazar Dostoyevski’den etkilendi

Makale ve söyleşileri çeşitli dergilerde yer alan usta kalemin en etkilendiği yazar, Rus roman yazarı Dostoyevski oldu. Modacı Fikriye Fat­ma Gürbüz ile 1961’de evlenen usta yazarın kızı Özge 1962’de dünyaya geldi.

class=’cf’>

Atay, bir arkadaşıyla 1962’de inşaat şirketi kurdu aynı zamanda 1960’ta girdiği İstan­bul Devlet Mühendislik ve Mimar­lık Akademisi İnşaat Bölümündeki öğretim üyeliği görevine de devam ederek topoğrafya ve yol inşaatı dersleri okuttu.

Eşinden 1967’de ayrılan Atay, 1971-1973 yıllarında “Meydan Larousse” lügat ve ansiklopedisinde redaksiyon ve son okuma işlerini yürüttü, 1973’te Hürriyet gazetesinin çıkardığı “Türkiye 1923-1973 Ansiklopedisi”nde madde yazarlığı yaptı.

Oğuz Atay, 1960 sonrası toplumsal değişim ve aydınların tu­tumuna eleştiriler getirdiği “Tutunamayanlar” romanıyla 1970’te TRT tarafından verilen 1970 Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülünü kazandı. Halen çok satan kitaplar arasında yer alan eser, topluma ilişkin gözlemleri ve aydınların yaşamına, toplumsal kurumlara yönelen eleştirileri yüzünden önemli bir tartışmanın merkezini oluşturdu.

“Çağını aşan, dahi özellikli sanatçıların ortak yazgısı anlaşılamamak”

Çok yönlü bir aydın ve modernist bir yazar olarak Doğu ve Batı uygarlıkları arasında sıkışıp kalmış, bir kültürel bunalım ve kimlik arayışı içindeki Cumhuriyet dönemi aydınının ruhsal ve düşünsel sorunlarıyla ilgilenen Atay, bireyi ve bireyin iç dünyasını, iç konuşma, diyalog, psikanaliz, hiciv, taklit, parodi, pastiş, yabancılaştırma tekniği olarak alay gibi çeşitli post-modern teknikleri kullanmak suretiyle romanın merkezine koydu.

Atay’ın en kapsamlı monografisini kaleme alan akademisyen, yazar Yıldız Ecevit, verdiği bir röportajda şu ifadeleri kullanmıştı: “Oğuz Atay’ın yaşarken yok sayılmasının nedeni, söylediklerinizin tümünü içine alıyor. Çağını aşan, dahi özellikli sanatçıların ortak yazgısı anlaşılamamak ve dışlanmak. Sanatın gelişmesi, yasallaşmış statükocu estetiğin dışına çıkmakla mümkün olabilir ancak. ‘Özlerini yaşadıkları zamanın elinden kurtarıp bütün zamanlar için yaşatabilmeyi başaran’ insanlardan söz ediyor Stefan Zweig. Atay bu insanlardan biriydi. Bu nedenle içinde yaşadığı zaman onu affetmedi. Özgür yaratım, zamanla daha üst boyutlara ulaşmada tek yoldur. Türk edebiyatında bu yolu açan kişi Oğuz Atay, bir öncü, bir tür estetik devrimci. O tüm devrimciler gibi bunun bedelini ödedi. Tüm devrimciler gibi, ediniminin kazancını sonraki kuşaklara aktardı. Eğer yaşarken değeri anlaşılsaydı, kuşkusuz on beş yıl daha kazanırdı Türk edebiyatı.”

Başarılı edebiyatçı, 1974’te sanat muhabiri Pa­kize Kutlu ile evlendi, 1975’te doçent oldu, 1976’da hastalandı. Beyninde çıkan bir tümör nedeniyle bir süre Londra’da tedavi gören yazar, hasta­lığından kurtulamayarak 13 Aralık 1977’de İstanbul’da yaşama veda etti.
Atay, Edirnekapı Şehitliği’ndeki anne­sinin yanına defnedildi.

Oğuz Atay’ın eserleri şunlar:  “Roman: Tutunamayanlar (2 cilt, 1971, 1972), Tehlikeli Oyunlar (1973), Bir Bilim Adamının Romanı(1973), Eylembilim (tamamlanma­mış,1998) Öykü: K 

class=’cf’>

 

   

iframe ]]>

Neden tamamlayıcı sağlık sigortasını seçmeliyiz?Hemen hemen herkesin kabul edebileceği bir gerçek var, sağlık her şeyden önemlidir. Kendimizin ve yakınlarımızın sağlığı söz konusu olduğunda, mümkün olan en iyi hizmeti almak isteriz. İşte tam da bu zamanlarda Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yardımımıza koşuyor ve SGK ’nın geçerli olduğu hastanelerde, en kaliteli sağlık hizmetlerinden fark ödemeden yararlanmamızı sağlıyor. (Sponsorlu içerik)Tamamlayıcı Sağlık Sigortası poliçesinin kapsamını, yatarak tedavi teminatlarını, ayakta tedavi teminatlarını ve bu poliçeyle ilgili birçok konuyu Güneş Sigorta Genel Müdür Yardımcı Saltuk Buğra Sürüel ile konuştuk. Detaylı bilgi almak için videomuzu izleyebilirsiniz…

daha fazla video için
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.